Şam ile SDG arasında yönetim ve ordu pazarlığı devam ediyor: Merkezi olmayan sistem ve ademi merkeziyetçiliğin devlet kurumlarına entegrasyonu tartışmada kilit konular

📅 21.12.2025 07:32
Şam ile SDG arasında yönetim ve ordu pazarlığı devam ediyor: Merkezi olmayan sistem ve ademi merkeziyetçiliğin devlet kurumlarına entegrasyonu tartışmada kilit konular

21 Aralık 2025 07:32

Güncelleme: 21 Aralık 2025 07:39

10 Mart anlaşmasında sona yaklaşılırken, ABD’nin öncülüğünde uluslararası koordinasyonun merkezi Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki görüşmeler, merkezi olmayan, diğer adıyla ademi merkeziyetçi bir sistem talebi üzerinde yoğunlaştı. Şam yönetimi, SDG’nin talebine direnirken devlet kurumlarına entegrasyon konusunda da anlaşmazlıklar devam ediyor. Görüşmeler kapsamında Şam, SDG’ye ilk kez “yazılı müzakere belgesi taslağı” sunması dikkat çekti.

Şam yönetimi ile diyaloğun sürdüğünü açıklayan SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ise, SDG’nin kontrolündeki ordunun geleceğine dair, “Dahil oluyoruz demeyelim; Suriye ordusunu birlikte inşa etmek istiyoruz” dedi. Abdi, kadın ordusu YPJ’nin özerk yapısının kendileri için “kırmızı çizgi” olduğunu vurguladı.

İngiltere’nin desteği, ABD ve Fransa'nın girişimiyle geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ve SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi tarafından 10 Mart'ta imzalanan anlaşmanın şartlarının uygulanmasına yönelik görüşmeler Ankara'nın askeri harekata başvurma uyarıları sonrası olası bir askeri çatışmanın önlenmesine yönelik zamana karşı yarışa dönüştü. Anlaşmanın yıl sonunda dolacağı açıklanmıştı.

Görüşmelerden sızan bilgilere göre, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarını kapsayan askeri entegrasyonla ilgili maddeler üzerinde “ön anlaşmaya” varıldığı ileri sürülse de, özellikle Kuzeydoğu bölgesindeki yönetim kurumlarının merkezi yönetime entegrasyonu, SDG’nin merkezi olmayan sistem talebi gibi konularda görüş ayrılıkları devam ediyor. Bu konularda nihai anlaşmaya varılamamasının uygulama sürecinde büyük bir engel teşkil etmeye devam ettiği bildirildi.

Lübnan merkezli El-Ahbar gazetesinin haberine göre, Suriye Geçici Hükümeti Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, hükümet önerilerinin taslağını ABD aracılığıyla SDG’ye gönderdi. Kuzeydoğu Suriye kaynaklı Ronahi TV kanalı ise SDG’nin taslağı aldığını doğruladı. Ronahi TV, yönetim içindeki kaynaklara atıfta bulunarak, "Geçici Hükümetin, 10 Mart anlaşmasını uygulanması için iki taraf arasında yapılan müzakereler çerçevesinde ilk kez yazılı bir müzakere belgesi taslağı sunduğunu" duyurdu. Taslak "olumlu bir adım" olarak değerlendirilmesine rağmen "müzakerenin ana noktalarında önemli bir ilerleme kaydedilmediği" ve "herhangi bir somut öneri sunulmadığı” belirtildi ve bunun "Geçici Hükümetin, merkezi yönetime olan ısrarının" devamına bir işaret olduğu aktarıldı.

Görüşmeleri yakından izleyen bir Kürt kaynağın El Ahbar’a verdiği bilgiye göre, Haseki, Deyr ez-Zor, Rakka ve Kobani bölgelerinde üç askeri tümen ve biri kadın, diğeri terörle mücadele birimleri olmak üzere iki askeri tugay ile Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) birleşik bir varlık olarak Suriye ordusuna entegre olması konusunda ön anlaşmaya varıldı. Kaynak, "İç Güvenlik Güçleri'nin (Asayiş) de İçişleri Bakanlığı'na katılacağını ve geçici hükümet tarafından Suriye'nin kuzeydoğusundaki illerden personel ile takviye edilme olasılığının bulunduğunu, bunun hala görüşülmekte olan bir konu olduğunu" belirtti.

Kaynak, "Sorun, Suriye hükümetinin yalnızca askeri dosyayı görüşmeye odaklanması ve merkeziyetçilikten uzaklaşma, eğitim, anayasa ve sivil işler gibi diğer konuları görüşmeye açık olmamasıdır" diyerek, "bu ihmalin, SDG'nin diğer konuları görüşmeden önce uluslararası garantiler alma konusundaki ısrarı göz önüne alındığında büyük bir engel teşkil ettiğini" vurguladı. Görüşmeleri yakından izleyen bir başka kaynak ise şu bilgiyi paylaştı:

Kaynak ayrıca, “Ankara’nın Şam'a, SDG’ye taviz vermemesi, merkeziyetçilikten uzaklaşma teklifini reddetmesi ve mevcut yerel yönetim yasalarının yetkilerini genişletmekle veya ülkedeki mevcut siyasi gerçekliğe uygun bir yerel yönetim yasası çıkarmakla yetinmesi yönünde baskı kurduğunu” ileri sürdü.

İran’a yönelik yayın yapan Kürt kaynaklı Aryen TV’ye Suriye’deki güncel gelişmeleri değerlendiren Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Şam yönetimi ile yürütülen görüşmeler ve 2026 yılı hedeflerine ilişkin açıklamalara yaptı.

Suriye’deki krizin temelinde sistem ve zihniyet sorunu olduğunu ifade eden Mazlum Abdi, “Hala sadece bir grup tarafından Suriye’nin yönetilmesi isteniyor. Her toplumsal kesimin haklarının yer alacağı, herkesin temsil edileceği bir Suriye için henüz bir tartışma yürütülmüş değil. Bu sorundur. Mesela hala Dürzilerin sorunları çözülmüş değil. Alevilerin olduğu bölgelerde hala sorunlar çözülmüş değil, oralarda katliamlar oldu. Bizim bazı görüşmelerimiz var, ama çok da bir ilerleme yok” dedi.

Şan ile diyaloğun devam ettiğini belirten Abdi, şöyle konuştu:

DSG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu konusundaki tartışmalara da vurgu yapan Abdi, “Biz dahil oluyoruz demeyelim; biz birlikte inşa edelim istiyoruz. Suriye ordusunu birlikte kuralım. SDG de güçlü bir ordudur, sayısı da Şam’ın gücü kadardır. Bu yüzden Savunma Bakanlığı bünyesinde Suriye için yeni bir ordu kurmak istiyoruz ve SDG’nin önemli bir rolü olmalı. Elbette zorlukları var. Suriye, Uluslararası IŞİD Karşıtı Koalisyona dahil olmuş durumda. Bu da Şam’daki güçlerin bazı yükümlülüklerinin olması demektir. Bu yüzden değişmek zorundalar. Suriye’nin uluslararası toplumun parçası olması için bu gerekiyor. Suriye’de bir ulusal birliğin sağlanması ve SDG’nin Savunma Bakanlığı ile çalışabilmesi için de değişime mecburlar” diye konuştu.

“Kırmızı çizgimizdir”

Silahlı Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) bünyesindeki binlerce kadın savaşçı bulunduğuna dikkat çeken Abdi, “YPJ, sadece askeri değil, siyasi ve toplumsal bir kazanımdır. Şam yönetimine önerimiz; YPJ’nin Suriye ordusu içinde özerk bir tümen olarak örgütlenmesidir. Eğer kadın kazanımları korunmazsa DSG’nin entegrasyonu zorlaşır. Bu konu bizim için kırmızı çizgidir” diye konuştu.

10 Mart Mutabakatı’nın yıl sonunda sona ereceğine yönelik soruyu da yanıtlayan Abdi, mutabakatın en büyük kazanımının ateşkes olduğunu ve bu sürecin diyalogla devam etmesini umduklarını söyledi. Şam ile diyaloğun ABD’nin de dahil olduğu üçüncü taraflar aracılığıyla sürdüğünü kaydeden Abdi, askeri ve güvenlik dosyalarında bazı ilerlemelerin kaydedildiğini bildirdi. Abdi, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz yeni yılın başı son zamandır dememiştik. Doğrudur, 8’inci maddede yıl sonuna kadar bitirmeye çalışacağız deniyor. Ama çalışacağız diyoruz ki yıl sonuna kadar bitirelim. Bu da şu anlama gelmiyor; Yıl sonuna kadar olmadı, bu yüzden mutabakat çöktü. Bu anlama gelmiyor. En önemlisi şu; şimdi ilerlemelerin olması için çaba gösteriyoruz. Bu mutabakat yerine getirilirse, yılbaşından sonra da devam edecek. Fakat 10 Mart Mutabakatı’nın en önemli kazanımlarından birinin ateşkes olduğuna inanıyorum. Biz mutabakat yaptığımızda, o zaman çetin bir savaş vardı. Bu mutabakatın esas maddelerinden biri de ateşkesin olmasıydı, ateşkes oldu, hala da var; bunun Suriye halkı için önemli olduğunu düşünüyorum ki savaş olmadan Suriye halkı diyalogla sorunlarını çözebilsin. Fakat hala diğer konularda bir ilerleme yok, üzerinde çalışılıyor” diye konuştu.

Geçtiğimiz günlerde Tedmur’da (Palmira) ABD askerlerine yönelik gerçekleşen saldırıya da değinen Abdi, IŞİD’in Fırat’ın batısında yeniden örgütlendiğini belirterek; DSG, Şam yönetimi ve Uluslararası Koalisyon’un dahil olduğu bir “ortak güç” kurulmasını önerdiklerini yineledi.

Gelecek döneme ilişkin iyimser mesajlar veren Mazlum Abdi, “2026 yılı bizim için yeni bir başlangıç olacak. Çabalarımız var, onları gerçekleştireceğiz. Bu yıl önemli başarılara imza atacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.