Şam-SDG görüşmeleri ABD arabuluculuğunda devam ediyor: Ordu tümenleri, polis gücü, bakanlıklar ve Kürtçeye resmi dil statüsü teklif edildi
13 Aralık 2025 08:03
Güncelleme: 13 Aralık 2025 08:10
Türkiye medyasında “SDG’ye verilen süre doluyor”, “Askeri harekat için sevkiyat başladı”, “Yıl sonunda harekat başlayacak” başlıkları atılırken ABD arabuluculuğunda Şam-SDG görüşmeleri yeniden başladı. 10 Mart Mutabakatı’nın geçerlilik tarihi yıl sonu dolarken, Şam yönetiminin SDG’ye sunduğu entegrasyon maddelerinin ayrıntıları netleşmeye başladı.
Entegrasyon paketinde, “Üç ordu tümeni biçiminde SDG’nin Suriye ordusuna entegre edilmesi, Asayiş ve YPJ’nin (Kadın ordusu) İçişleri Bakanlığı bünyesine alınması, Kürtler için tam yurttaşlık hakları, hukuki eşitlik, Kürtçenin ulusal dil statüsü kazanması ve yerinden edilmiş nüfusun geri dönüşü” maddeleri dikkat çekiyor.
Şam yönetiminin Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) sunduğu entegrasyon teklifinin ayrıntıları kulislere sızmaya başladı. Kürt kaynaklı Serbestiyet haber sitesinin haberine göre, resmen açıklanmayan pakete göre teklif; askeri, siyasi ve ekonomik alanlarda kapsamlı düzenlemeler içeriyor.
Washington merkezli Orta Doğu Enstitüsü (Middle East Institute) Suriye Programı Direktörü Charles Lister ise, masadaki anlaşmanın maddelerini yazdı. Kısa süre önce CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın konuşma yaptığı konferansı düzenleyen ve ABD ziyareti sırasında Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmet Şara’yı ise panelde ağırlayan Lister’ın X’ten paylaştığı görüşmelere dair bilgiler ve SDG’ye önerilen maddeler şöyle:
Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan analist Charles Lister, ABD arabuluculuğunda aylar süren görüşmelere ve Şam’da yapılan kapalı çalışma grubu toplantılarına rağmen SDG’nin sahada hiçbir somut adım atmadığını belirtti. Lister’a göre bu hareketsizlik, sahadaki gerilimi kademeli olarak artırdı ve “Plan B” seçeneğini yeniden gündeme taşıdı.
Lister, önümüzdeki haftaların SDG’nin entegrasyon taahhüdünün fiilen uygulanıp uygulanmayacağını belirlemek açısından hayati önemde olduğunu vurguladı. Analiste göre, SDG’ye askeri tümenler, tam Kürt hakları, bakanlık görevleri, Savunma ile İçişleri bakanlıklarında komuta pozisyonları teklif edilmiş olmasına rağmen hâlâ bir ilerleme sağlanmış değil.
Charles Lister, Şam yönetiminin 31 Aralık itibarıyla çerçeve anlaşmayı geçersiz saymaya hazırlandığını, Türkiye cephesinde de sabrın tükendiğini ifade ediyor. Lister’a göre SDG’nin Esad rejiminin devrilmesinin birinci yıl dönümüne ilişkin kutlamaları yasaklaması ve Kuzeydoğu Suriye genelinde askeri tünel inşaatını sürdürmesi de gerilimi besleyen konular arasında.
Lister ayrıca, 2025 başından bu yana ABD yönetiminin SDG politikasının “dağılma ve entegrasyon” yönünde baskı kurmaya odaklandığını belirterek, sürecin zamanla yarıştığını vurguladı. “ABD'nin, YPG'nin devlet kurumlarının geri kalanına entegre olmasını sağlamak için daha fazla baskı uygulayacağını göreceğiz" diye devam eden Lister, YPG'nin devlet kurumlarına entegrasyonunun öneminden bahsederken, "Başkan el-Şara ve diğer liderlerle yapılan her temas, yeni ve farklı yollarla ortaklık kurmaya odaklanmıştır" ifadesine yer verdi.
Charles Lister’ın kısa süre önce düzenlediği konferansta konuşan CENTCOM Komutanı Brad Cooper, ABD’nin Suriye’deki üç önceliğini, “IŞİD’e karşı mücadele, SDG’yi Suriye devlet yapısına entegre etmek ve Suriye hükümetiyle koordinasyon sağlamak” olarak açıkladı.
Suriye’de yaşanan sıcak gelişmeler kapsamında Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu’nun ardından Kara Kuvvetleri Komutanı Metin Tokel'in de Şam’ı ziyaret etmesi dikkat çekti. Suriye Savunma Bakanı Tümgeneral Murhaf Ebu Kasra ile görüşen Tokel, Suriye'deki Türkiye-Suriye Ortak Harekat Merkezinde incelemelerde bulundu.
Kasra, Savunma Bakanlığı Telegram kanalından yaptığı açıklamada, iki tarafın ortak çıkarlarına hizmet edecek ve iş birliği ilişkilerini güçlendirecek, askeri alanlarda işbirliğini artırma yollarını gözden geçirmenin yanı sıra, ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştüklerini belirtti.
Geçtiğimiz Ağustos ayında Ankara'da Suriye ve Türkiye savunma bakanlıkları, Suriye ordusunun kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan iki ülke arasında ortak bir askeri iş birliği anlaşması imzalamıştı.
Bu bağlamda, Milli Savunma Bakanlığı, Ankara'nın Suriye topraklarında yeni askeri operasyonlar yürütmeye hazır olduğuna dair haberleri haftalık basın toplantısında yalanlamıştı. Savunma Bakanlığı sözcüsü Zeki Aktürk, harekat için Suriye'ye takviye güçler konuşlandırıldığı yalanlayarak, bu konuda yayınların doğru olmadığını bir veriye dayanmadığını vurgulamıştı.