TCMB Başkanı Fatih Karahan'dan Meclis’e enflasyon sunumu

📅 05.05.2026 16:02
TCMB Başkanı Fatih Karahan'dan Meclis’e enflasyon sunumu
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, bugün TBMM'de bir sunum gerçekleştirerek milletvekillerinin sorularını cevaplandırıp "Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor." dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Fatih Karahan, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerine, Türkiye'nin ekonomi politikasına ilişkin bilgi verdi.

Komisyonda küresel gelişmelerin ülke ekonomisine olan etkisi ve alınan tedbirleri  değerlendirildi.

"Savaş etkisini hissediyoruz" diye konuşan Karahan, dezenflasyon süreci olumsuz etkilese de enflasyonu düşürmekte kararlı olduklarını vurguladı.

"PARA POLİTİKASI FİYAT İSTİKRARI DOĞRULTUSUNDA KULLANILACAK"

TCMB Başkanı Fatih Karahan, sunumda önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını temel amaç olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanmaya devam edecekleri mesajını verdi.

"BAŞTA ENERJİ VE ULAŞTIRMADA SAVAŞIN ETKİLERİNİ HİSSEDİYORUZ"

Başta enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarında olmak üzere savaşın etkilerinin hissedildiğini belirten Karahan, nisan ayında da bu durumun enflasyon üzerindeki etkilerinin net bir biçimde görüldüğünü söyledi.

Karahan sunumunda "Geçtiğimiz aylarda jeopolitik gelişmeler belirleyici oldu. Buna bağlı olarak, başta enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarında olmak üzere savaşın etkilerini hissediyoruz. Nitekim Nisan ayında da bu durumun enflasyon üzerindeki etkilerini net bir biçimde gördük. Enerji kaynaklı etkilerin kısa vadede devam edeceğini düşünüyoruz." dedi

ENERJİ KAYNAKLI ETKİLER

Enerji kaynaklı etkilerin kısa vadede devam edeceğini belirten Karahan, "Bu etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları ise para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarını alırken bu unsurları göz önüne alacağız. Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor. Önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'DE DIŞ TALEP ZAYIFLAYABİLİR"

2026'da küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesinin beklendiğini kaydeden Başkan, Türkiye'nin dış talebinin de zayıflayacağını öngördü.

CARİ AÇIK

Karahan, cari açığın yılın ilk çeyreğinde, dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüme bağlı olarak artmakla birlikte, milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kalmayı sürdürdüğüne dikkat çekerek "Savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği hızlı yükseliş, mart ayında enerji ithalatında belirgin artışa neden oldu. Bir önceki çeyreğe göre gerileyen altın ithalatı cari dengeye pozitif katkı verdi.

Ancak, korumacı önlemlerin halihazırda küresel talep üzerinde oluşturduğu aşağı yönlü risklere, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki artışın faaliyeti sınırlayıcı ikincil etkileri kaynaklı riskler de eklendi. Bu gelişmeler yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. 2026'da cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz." yorumunu yaptı.

"İKİNCİL ETKİLER ÖNEM TAŞIYACAK"

Enflasyon değerlendirmesinde Karahan, kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonu desteklediğini, kira ve eğitimdeki dezenflasyonun devam etmesinin beklendiğini belirtti.

Fatih Karahan, jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkilerin önem taşıyacağını dile getirdi.

"SAVAŞ DEZENFLASYON SÜRECİNİ OLUMSUZ ETKİLESE DE KARARLILIĞIMIZI DEĞİŞTİRMİYOR"

TCMB Başkanı, ayrıca "Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor. Önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"HÜRMÜZ'ÜN KAPATILMASI KÜRESEL ENERJİ ARZI AÇISINDAN RİSK"

Karahan, sunumunda "Küresel ekonomik görünüme ilişkin halihazırda süregelen belirsizliğin, jeopolitik gelişmeler kaynaklı olarak belirgin şekilde yükseldiğini görüyoruz. Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor" dedi.

"Küresel büyümenin 2026 yılında belirgin şekilde yavaşlaması beklenmektedir" diyen Karahan, "Küresel ekonomi önemli bir negatif arz şoku ile karşı karşıya. Daha da yükselen küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz." diye ekledi.

"KKM HESAPLARINDA ÇOK SINIRLI BİR BAKİYE KALDI"

Karahan, TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirlerini sıkı parasal duruşunu desteklemek üzere uygulamaya devam ettiklerini söyleyerek, "TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. KKM hesaplarının açılması ve yenilenmesi uygulamasını 2025 yılında sonlandırmıştık. Bu hesaplarda çok sınırlı bir bakiye kaldı. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz. Son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikamız ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendiriyoruz." ifadelerine yer verdi.

KREDİ BÜYÜMERİNDEKİ YÜKSELİŞ

Kredi büyümesindeki yükselişin ticari kredilerden geldiğini kaydeden Karahan, geçen yılın son çeyreğinden itibaren TL ticari kredilerin önceki ayların üzerinde bir performans sergileyerek aylık ortalama yüzde 3’ün üzerinde büyüdüğünü bildirdi.

Karahan, jeopolitik gelişmelerin etkilerine değinerek, "Jeopolitik gelişmelerin de neden olduğu arz şokları dezenflasyon sürecini olumsuz etkiliyor. Bu durum fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılığımızı değiştirmeyecek. Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşumuzla şekillenecek. Bu bağlamda, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi belirtmek isterim. Çünkü, unutmamalıyız ki fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur." açıklamasında bulundu.

SUNUMDAN ÖNE ÇIKANLAR

Karahan sunumunu küresel ekonomi, makroekonomik görünüm, para politikası ve finansal koşulları şöyle aktardı:

Küresel ticaret politikası belirsizliği gerilerken jeopolitik riskler yükselmiştir. Jeopolitik gelişmeler enerji emtia fiyatlarının belirgin şekilde artmasına neden olmuştur. Küresel büyümenin 2026 yılında belirgin şekilde yavaşlaması beklenmektedir. Politika faizi fiyatlamaları son dönemde artış göstermiştir. Son dönemde GOÜ hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenmektedir.

Talep kompozisyonu dezenflasyon sürecini desteklemiştir. Şubat itibarıyla sanayi üretimi yatay seyrederken hizmet üretimi artmıştır. Kapasite kullanımı zayıf seyretmektedir. İş gücü piyasası manşet işsizlik oranının ima ettiğine kıyasla daha az sıkıdır. Talep göstergeleri iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelere rağmen dış ticaret açığı ılımlı seyretmektedir. Cari işlemler açığı ilk çeyrek itibarıyla tarihsel ortalamalarının altındadır. Nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 32,4 olmuştur.

Nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 32,4 olmuştur. Enflasyon çekirdek gruplarda gerilerken gıda ve enerjide yükselmiştir. Enerji enflasyonu jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yükselmektedir. Kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılık dezenflasyonu desteklemiştir. Kira ve eğitimdeki dezenflasyonun devam etmesi beklenmektedir. Jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkileri önem taşıyacaktır. Sıkı parasal duruş korunmaktadır. Sıkı parasal duruş makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimi ile desteklenmektedir.

Kredi ve mevduat faizleri TCMB faiz kararları ile uyumlu hareket etmektedir. Yurt içi yerleşiklerin TL tercihi güçlü kalmaya devam etmektedir. Hanehalkı döviz talebi son dönemde sınırlı kalmıştır. Kredi büyümesi bir miktar artarken kompozisyonda TL lehine gelişim korunmaktadır. Son iki çeyrekte ticari kredi büyümesi bir miktar hızlanmıştır. Kredi kartı ve ihtiyaç kredisi büyümesi yavaşlarken konut kredisi büyümesi hızlanmıştır.

TGA oranları genel olarak tarihsel ortalamaların altındadır. Savaş döneminde yükselen risk ve oynaklık göstergelerinde gerileme görülmüştür. Jeopolitik dalgalanmalara rağmen rezervlerimiz güçlü seviyelerini korumaktadır. 

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi