Türkiye'de atama bekleyen yüzbinlerce öğretmen için Avrupa modeli önerisi; "Bir köprü kurulabilir"

📅 29.01.2026 09:20
Türkiye'de atama bekleyen yüzbinlerce öğretmen için Avrupa modeli önerisi; "Bir köprü kurulabilir"

29 Ocak 2026 09:20

Güncelleme: 29 Ocak 2026 06:20

Avrupa'da öğretmen açığı büyürken, Türkiye'de 600 bine yaklaşan atama bekleyen öğretmen sayısı ve mezunlarla 700 bine çıkabileceği belirtilen havuz için "Avrupa modeli" önerisi gündeme geldi. Eğitim uzmanı Onur Soğuk, üniversitelerin ihtiyaç duyan ülkelerle protokoller yapması gerektiğini söyleyerek, "Bir köprü kurulabilir" dedi.

Avrupa'da öğretmen açığının 2026 itibarıyla büyüdüğü, AB üyesi 27 ülkenin 24'ünde öğretmen pozisyonlarının doldurulamadığı kaydedildi. Özellikle matematik, fizik ve bilişim alanlarında uzman öğretmen bulmanın zorlaştığı, öğretmenlerin yaşlanması, gençlerin mesleği daha az tercih etmesi, enflasyon ve iş yükünün etkili olduğu ifade edildi. Bazı ülkelerde kısa süreli pedagojik formasyonla farklı bölümlerden mezunların öğretmenliğe geçişi teşvik edilirken, emeklilerin göreve çağrıldığı örnekler bulunduğu aktarıldı.

Türkiye gazetesinin aktardığına göre, ABD'de 2025-2026 eğitim yılı için yaklaşık 56 bin tamamen boş öğretmen pozisyonu olduğu tahmin ediliyor. Yaklaşık 350 bin pozisyonun ise o branşta tam sertifikası olmayan ya da "geçici izinli" kişilerle doldurulduğu, her yıl ortalama 270 bin öğretmenin emeklilik veya mesleği bırakma nedeniyle sistemden ayrıldığı belirtiliyor.

Türkiye'de devlet ve özel toplam 96 üniversitede 242 bin öğrencinin eğitim fakültelerinde öğretmen olmak için eğitim aldığı, atama bekleyenlerin 600 bine yaklaştığı belirtildi. Her yıl 100 bin mezunun MEB'e başvurduğu, fakültelere öğrenci alınmasa bile havuzun son mezunlarla 700 bine çıkabileceği değerlendirmesi yapıldı. Ortalama yıllık 10 bin atama varsayımıyla bu birikimin erimesinin uzun yıllar alabileceği ifade edildi.

Avrupa'daki açığın derinleşmesiyle Türkiye'den gelen öğretmenlerin denklik süreçlerini kolaylaştırmaya dönük yerel düzenlemelerin gündeme geldiği kaydedildi.

Eğitim uzmanı Onur Soğuk, bireysel çabalar yerine resmî bir devlet politikasıyla üniversitelerin ihtiyaç duyan ülkelerle protokoller imzalaması gerektiğini söyledi. Soğuk, YÖK'ün sürece aktif rol alarak kurumsal iş birlikleri geliştirmesi gerektiğini belirtti.

Soğuk, öğretmenlerin tamamen kaybedilmesi yerine belirli bir süre (5-10 yıl) Avrupa'da hizmet verilmesini önerdi. Öneride, öğretmenlere gitmeden önce hızlandırılmış "yurt dışı adaptasyon" ve dil eğitimi verilmesi, ilk aşamada "yardımcı öğretmen" olarak sisteme dâhil edilerek uyum sürecinin hızlandırılması yer aldı.