Uzmanından uyarılar: Zayıflama iğnesi, plansız gebelik ihtimalini artırabilir
03 Aralık 2025 10:31
Güncelleme: 03 Aralık 2025 10:37
Son zamanlara popülerleşen zayıflama iğnelerinin plansız gebelik ihtimalini artırabileceği ortaya çıktı. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Funda Göde, “Kilo kaybı yumurtlama düzenini toparlayabilir. Zayıflama ile birlikte hormonal denge sağlandığında, özellikle polikistik over hastalarında yumurtlama düzenli hale gelebilir. Önceden gebe kalma olasılığı düşük olan kişilerde bile doğurganlık aktif hâle gelebilir” dedi.
Zayıflama iğneleri iştahı baskılayarak, insülin direncini azaltarak ve kilo kaybını kolaylaştırarak özellikle polikistik over sendromu (PCOS) gibi durumlarda yumurtlamanın yeniden başlamasını destekleyebilir diye belirten Bahçeci İzmir Tüp Bebek Merkezi’nden Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Funda Göde, “Kilo kaybı sonrası hormonal denge sağlandığında, özellikle PCOS’ta yumurtlama düzeni hızla geri dönebilir. Bu durum gebelik isteyenler için olumlu görünse de korunma yöntemleri kullanılmadığında plansız gebelik riskini artırabilir. Dahası, bazı zayıflama ilaçları doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilir. Bu nedenle hekimlerin yönlendirmesiyle doğum kontrol haplarının etkisini azaltan ilaçları kullananlar, tedavinin başlangıcında ve her doz artışından sonra 4 hafta boyunca ek korunma yöntemleri tercih etmelidir” diye konuştu.
Yüksek doz GLP-1 maruziyetinin düşük veya doğum kusuru riskini artırabileceği yönünde insan verileri henüz sınırlı ve kesinleşmiş değildir. Küçük ölçekli çalışmalar erken gebelikte olumsuz etki göstermese de uzmanlar önlem amaçlı olarak planlı gebelik öncesi bu ilaçların bırakılmasını en güvenli yaklaşım olarak kabul ediyor diye ifade eden Doç. Dr. Göde, “Uzun süre etkili GLP-1 ilaçları, bırakıldıktan sonra vücutta ortalama 5–6 hafta aktif kalmaya devam eder. Bu nedenle ilaçların planlı gebelikten en az 2 ay önce kesilmesi uluslararası kılavuzlarda önerilir. Kısa etkili ilaçların ömrü daha az olduğundan en az 1 ay önce bırakılması yeterli görülür. İlacın vücutta kalma süresi; doz, kullanım süresi ve kişinin metabolik hızı gibi faktörlere göre değişebilir. Bu bekleme dönemi yalnızca ilacın temizlenmesi için değil, vücudun hormonal ve metabolik olarak gebeliğe hazırlanması açısından da kritiktir. Bu süre içinde hastalarımıza dengeli beslenme, folik asit desteği ve yaşam tarzı düzenlemelerini öneriyoruz. Böylece gebelik sağlıklı bir zeminde başlayabiliyor” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Göde, “Aşırı kilo kadınlarda hormon dengesini bozarak yumurtlama sürecini baskılayabiliyor. Kilo kaybı ise özellikle insülin direnci ve yüksek androjen seviyelerinin dengelenmesiyle yumurtalıkların yeniden düzenli çalışmaya başlamasına destek oluyor. Bu durum, özellikle polikistik over sendromu (PCOS) tanısı olan kadınlarda çok daha hızlı gerçekleşebiliyor” dedi.
Doç. Dr. Göde açıklamalarına şöyle devam etti:
Doç. Dr. Funda Göde son olarak şunları söyledi:
“Bu ilaçların gebelikte güvenliği hakkında kesin bilimsel veri yoktur. Yakın tarihli küçük ölçekli bir çalışmada ilk trimesterde kullanımın bebek gelişiminde olumsuz etki yaratmadığı görülmekle birlikte örneklem küçük ve uzun dönem sonuçlar bilinmemektedir. Planlı gebeliklerde ilacı önceden bırakmak en güvenli yaklaşım olarak kabul ediliyor. Plansız gebeliklerde ise vakit kaybetmeden hekim kontrolüne gidilmesinin ihmal edilmemesi gerekiyor.” (DHA)